Yaşam

Bu Hafta Ne Öğrendim #36

 

2007 yılında, Sibirya’da turuncu kar yağmış. Bu olayın endüstriyel kirlilik, bir roket kalkışı ya da nükleer bir kaza sonucu ortaya çıktığı düşünülmüş. Sebebi kesin olarak bilinmemekle birlikte, turuncu kar içinde bulunan kum ve toprak partikülleri sebebiyle, karın turuncu yağmasına sebep olan şeyin Kazakistan’da meydana gelen bir kum fırtınası olduğu düşünülüyormuş. Renkli kar yağması pek alışılmış bir olay olmasa da daha önce siyah, mavi, yeşil ve kırmızı kar yağdığı biliniyormuş.

Bolivya’da, bir milyon küp tuz kullanarak yapılmış, 15 yatak odası, bir yemek odası, bir salon ve bir barı bulunan bir Tuz Oteli varmış. Her yer tuz olduğu için, otel sahibi, misafirlerden duvarları yalamamasını rica edip duruyormuş. Bir de önemli bir detay: tuz otelinde banyo yokmuş. Ona göre gidin.

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 20 yıldır uzayda deniz anası yetiştiriyormuş. NASA, 1991’de başlattığı Spacelab Life Sciences (SLS-1) görevinde, yerçekimsiz ortamın canlılar üzerindeki etkilerini gözlemlemeyi amaçlayarak, uzaya 2.478 denizanası göndermiş. Şu anda uzaydaki denizanalarının sayısı 60 bini bulurken araştırmadan pek de bir şey çıkmamış.

Ülkemizde oldukça sevilen müzik aleti saksofon, adını mucidinden alıyormuş. Adolphe Sax adlı abimiz 1840’lı yıllarda saksofonu icat etmiş.

Mısır ve Suriye, 1958 yılında ülkelerinde birer referandum yapıp birleşme kararı almışlar. Sonra bu iki ülke Birleşik Arap Cumhuriyeti adıyla tek bir ülke olmuş. Birleşmeden 3 sene sonra Suriye’de bir askeri darbe olmuş ve Suriye, Mısır’dan bağımsızlığını ilan etmiş. Hayır, niye birleştin, neden ayrılıyorsun? Ayrılık sonrası Mısır, bir 10 sene daha Birleşik Arap Cumhuriyeti olarak beklemiş sonra da adını Mısır Arap Devleti olarak değiştirmiş. Yemen de bir ara bunlara katılmış. Dünyadan haberimiz yok.

Uzun süre suyun içinde kaldığımızda ellerimiz ve ayaklarımız buruşurken neden vücudumuzun diğer bölgelerinde buruşma olmaz? Bir de vücudumuzun hemen her yerinde sivilce çıkarken neden elimizin içinde sivilce çıkmaz? Bu iki sorunun tek cevabı varmış. Yağ bezlerinin meydana getirdiği ve ellerimiz ile ayak içlerimizde bulunmayan sebum salgısı. Bu sebum denilen salgı yağ özelliklerini taşıyormuş ve amacı cildimizi korumakmış. Yağ bezlerinden salgılanan sebum genelde kıl köklerinden yüzeye çıkarmış. Çıkamadığında da o bölgede birikip sivilceye dönüşürmüş. Bu arada yaş ilerledikçe cildimizdeki sebum miktarı giderek azalıyormuş, bu da yaşlı insanların ciltlerinin kuru olmasının sebebiymiş. Sen neymişsin sebum!

Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e’yi kullanmadan Kayboluş adında bir roman yazmış. Selanik (Thessalonike), adını Makedonya Kralı Büyük İskender’in kız kardeşinden almış. Alaaddin’in Sihirli Lambası’ndaki Alaaddin, İranlı ya da Hindistanlı değil Çinliymiş. Yıllar sonra bir aydınlanma geldi.

Gel Gel Ne Olursan Ol Yine Gel” sözü Mevlana’ya değil,  Ebu Said-i Ebu’l-Hayr’a aitmiş. Bu söz içerik olarak Mevlana’nın felsefesine denk düştüğü ve döneminin en önemli şairi olduğu için Mevlana’ya yakıştırılmış. Tıpkı şimdilerde havalı olduğu düşünülen sözlerin altına Nejat İşler yazıldığı gibi. Nejat’a sorsan, adamın konudan haberi yok. Bu bilgiyi BHNÖ formu ile bana gönderen Kelimeler Benim takipçisi Süheyla‘ya çok teşekkür ediyorum.

Yükleniyor…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir